KAYIT-I Sinem-3. Bölüm

okuyabilirsiniz ama okumanız şart da değil 🙂 herkes öncesine link veriyor diye şeyettim..

“çok kötüsün” demişti ya hani.. İyi çocuktum aslında… o da biliyordu zaten…

Hayatımın yazını yaşıyordum, aletim elimin şeklini unutmuştu artık erzurum escort (yalan, günlük mast’a devam, kolay mı o yaşın libidosunu doyurmak).. Ama Allahı var her gün ya gündüz ya gece, bazen ikisi birden birlikteydik.. Sadece benim için de değil tabi bu olanlar.. Sinem hiç bilmediği sularda yüzüyordu, benim ona olduğumdan fazla o da bana açtı.. Bir gün evdeyken, aşkım sende porno film var mı?” diye sordu.. Ağzına aldığında doğru yapıp yapmadığını kontrol etmek istiyormuş.. “Yok bebeğim, olsa da zaten yazlıkta video yok, kışlıkta hepsi” dedim.. Aslında evde porno da vardı, eski tip sadece player’ı olan video oynatma cihazı da.. Sanırım komplex yaptım, porno endüstrisinin özenle seçilmiş big-dick’lerini görüp sonra bana dönüp “bunlar aletse seninki ne?” veya tam tersi “sendeki yorrack’sa bunlar ne?” tarzı bir tribe girer mi diye.. gençlik işte…

Temmuz ayı bu şekilde bitti.. Ağustos başında bir gün Sinem bana; dersane kaydı için şehre gideceğini, sınıf tespiti için deneme sınavı da olacağını, eğer istersem o günü birlikte geçirebileceğimizi söyledi.. Havalara uçtum… Zira bir sürü şey yaşadık ama benim annemler bizim siteyi, onun anneleri onların siteyi terk etmediği için hiç ev muhabbeti yaşayamamıştık daha… Anneler olmasa komşular vs.. sıkıntıydı yani hep… hayalimi süslüyordu uzun zamandır bembeyaz çarşaflar, loş oda ışığı, çırılçıplak Sinem, ben de tabi…

Ertesi gün sabahın sikinde babam yola çıkar çıkmaz anneme dağ-tepe gezme planımız olduğu yalanını sallayıp normal kıyafetlerle çıktım hemen evden… minibüsle bunların sitenin önüne gittim, sahil yolunda Sinemlerin evin terasını gören bir banka oturdum.. 2-3 dk sonra balkona çıktı beni gördü, eliyle işaret edip bir sonraki durağa gönderdi… 10dk sonra uzaktan gördüm kendisi aşağı indi, durağa gelen şehir minibüsüne bindi, 50 metre sonra da ben el ettim bindim… Baktım aşkım en arka dörtlüde cam kenarına oturmuş, zaten ondan başka 2-3 kişi var.. gittim yanına oturdum, muhtemelen Sinem tek binince askılısına şortuna bakıp iç geçiren gençten şoför ben gidip yanına şlağ diye öpünce bok gibi kaldı.. neden sonra fark ettim ki şoför köyün gençlerinden tanıdığım bir çocuk, 1-2 defa ev partilerinde bira içmişliğimiz var; selamlaştık, yanına gittim motor üstüne 1-2 dk konuştuk, “yengen olur” uyarısını da nazikçe yaptım arada  döndüm aşkımın yanına…

Sol camdan sevgilimin üzerine güneş vuruyordu, hemen her gün güneş altında kayıkta ve sürekli taze yanık halinde olduğundan biraz rahatsız edince yer değiştirdik… şoför arkadaş önden seslendi “perde var arkanda dibinde, çeksene” diye.. onu da çekince rahatladık… Tabi rahatlar rahatlamaz eller oynamaya başladı alttan.. arka dörtlünün sağ köşesinde bir amca var ama, amca biner binmez sanki off tuşuna basmışsın gibi uykuya daldı kafayı cama koyup (gölgede tabi amk çocuğu).. bu sırada sahil şeridi bitti, başka binen olamaz şeklinde minibüs yaklaşık 40dk sürecek yola doğru hızlandı.. kaldık bizbize..

Sinem hafifçe omzuma yaslandı.. yanındaki hasırımsı çantayı olabildiğince dik şekilde amcayla aramızdaki boş koltuğa adana escort koydu, siper de aldık yani.. ben elimi dizine koydum, Sinem sol ayağını iki koltuk arasındaki boşluğa sıkıştırdı, sıkıştırınca bacaklarının arası açıldı, açılınca elim arasına düştü (veya düşürdüm)  ufak ufak okşamaya başladım sevgilimi… ben okşadıkça o bacaklarını biraz daha aralıyor, bir an evvel kukusuna ulaşmamı sağlamaya çalışıyordu.. askılı bluzun içinde göğüsleri sıkışmış, yukarı doğru kabarmıştı. Her zamanki bikini yanığının yanında, sadece bana özel zamanlarda yanan ve artık pembeleşmiş göğüsleri de görünüyordu.. acaip tahrik ediciydi.. elimi iyice aşağı indirdim sağ bacağından kısmen şortunun paçasından içeri soktum.. baş parmağı arandı, arandı.. sonunda buldu.. yanıyordu yine.. o yanınca ben de deliriyordum tabi her zamanki gibi.. sinem de aynısını yapıp benimkinden daha küçük elini şortumun paçasından komple içeri soktu.. o da hedefine ulaştı… yüzlerimize hiç bakmadan birbirimize dokunmaya başladık… ben başparmağımı iyice ısaklığına gömmeye başladığımda artık nefes alışı değişmeye başladı Sinem’imin.. dudaklarını ısırmaya eliyle skimi koparma denemelerine başladı…

Yandaki amcanın horlamasına, minibüsün içine giren asfalt ve rüzgar sesine, ön sıranın boş olmasına güvenip bir adım ileri gideyim dedim.. Önce şortumu aşağıya sıyırıp ufaklığı komple dışarı aldım; sonra boştaki elime Sinem’in koltukaltından içeri gidip koca göğüslerini okşamaya başladım.. tabi etkisi oldu bütün bunların; Sinem önce dudağını ısırırken sesler çıkartmaya başladı; devamında da iki eliyle sickimi ve toschacklarımı avuçlamaya.. kolumu arkasına atarak hafif aşağı bastırmaya başladım, ortam net müsaitti ağzına alması için.. istekliydi de.. ama arkadaki amca ve yolculardan tırsıyordu sanırım ki ne kadar sinyal versem de kafasını indirmedi… “sen ileri gitmezsen ben giderim” dedim ve kolumu çekip bu defa belinden doktum şortunun içine.. hemen külotunu bulup onu da bypass ettim ve klitorisinden başlayıp kuyruk sokumuna kadar giden vadiye daldım istekle… sırılsıklamdı, ateş gibiydi, kaygandı.. asıl önemlisi orada yaptığım her parmak hareketi, skimi kavrayan eli kasıp gevşetiyordu.. birkaç gündür pembe arka deliğini yalamamdan, dilimi içine sokmamdan aldığı zevki bildiğim için, bir parmağımla da (baş parmağım ama) oraya baskı yapmaya başladım.. deliriyordu zevkten.. hafif aşağıya indi başı.. saçları çarpmaya başladı aletime.. işaret parmağımın ucu ile şişmiş klit’ine parmağımın baş parmağa bakan yüzü ile bütün ıslaklığına, son olarak baş parmağımla da götüne aynı anda basıyordum… bir taraftan da omzumla “al ağzına artık amk” baskısı yapıyordum.. başı indi.. indi.. önce her zamanki gibi bir öpücük kondurdu, sonra da benim o ana kadar bildiğim kadarıyla dünyanın en sıcak diliyle buluştu skim.. bu sırada kendimi kaybetmek üzereydim, başparmağımla götüne yaptığım baskı sanki daha da zevk almasını sağlıyordu, arttırdım tabi.. işaret parmağımın sivri boğumunu yarıya kadar amına gömmüş baş parmağım dikine göt deliğini zorluyor; işaret parmağımın ve orta parmağımın ucuyla da patlamak üzere olan klitorisini zorluyordum.. bu sırada Sinem de girdiğimiz ufak tefek çukurların etkisiyle bazen boğazına da değen skimi dibine kadar ağzına almış sıkı sıkı vakumlayarak emiyor, dilini de iyice küçülttüğü ağzının içinde sikimin etrafında gezdiriyordu…

Tam o an, ayarlasan denk gelmeyecek şekilde ana yol köprüsüne gelen minibüs, fazla yavaşlamadan sola doğru uzun çıkışı dönerken, Sinem de merkezkaç kuvvetinin etkisiyle sağa doğru, elimin-parmağımın üstüne basmaya başladı bütün vücuduyla… başparmağım zaten limite yakın baskı yaparken şimdi iyiden iyiye zorlamaya başlamıştı ki, girdiğimiz bir çukur kaçınılmazı ilan etti, parmağım ¼ saniye içerisinde köküne kadar gömüldü aşkımın poposunun hiç keşfedilmemiş derinliklerine.. Sinem de bu defa hiçbir orgazmında olmadığı kadar ciddi bir elektroşok yaşadı doğal olarak.. Ağzı dolu olduğu için dışarı fazlaca bir ses çıkmadı ama, dişlerinin skimin kökünde yaptığı iz de 15 gün falan geçmedi.. Ama allahı var saçma sapan hareketler yapıp ele vermedi bizi.. o böyle yapınca ben de parmağımı sabit tutup diğer parmaklarımla amına daha fazla baskı, olası acıyı azaltacak daha fazla zevk noktası arayışına girdim-ki 10 bilemedin 15 saniye sonra daha da istekli olarak yeniden başladı yalamaya ve vakuma..

Bir yandan verdiği hisle ikinci aletim konumundaki başparmağım, diğer yandan Sinem’in artık ustalaşmaya başladığı blow-job, bir yandan yasak işin hazzı… çok fazla dayandığımı sanmıyorum.. 1 dakika içinde falan kasılmaya başladım.. hemen ardından da sevgilimin boğazının derinliklerine fışkırmaya..

Gözümü açtım.. kafamı kaldırdığımda şoförün aynadan bana bakışını yakaladım.. ben bakana kadar “naapıyorlar amk acaba” bakışı vardı ama, gözünü yakalayınca önce önüne döndü, sonra bana bakıp göz kırptı “eferim ortak” gibilerden.. Ona n’ooluyorsa artık..

Toparlandık.. Amca hâla uyuyordu.. Sinem’e boşalıp boşalmadığını sordum; ikiaydın escort defa direkten döndüğünü, ama yine de çok güzel olduğunu söyledi.. ne kadar acıdığını sorduğumda ise, “önce kakam gelmiş gibi rahatsız etti ama aslında acıdı diyemem” dedi..

O günü komple yazacaktım aslında ama; bu bölümü bile epey uzun sürdü yine.. Siz bununla idare edin şimdilik; ben de günün kalanını yazayım.. Görüşmek Üzere

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir