Ansızın Yaşamımı Saran Ensest – 9. Bölüm

Ablamı sinemaya götürmüştüm ve sinemada hiç bir şey yaşanmadan eve geri dönmüştük. Günler böyle geçiyordu, abim evde olduğu için kimseye yanaşmıyordum yengem ara sıra bana yakınlaşmayı gözü alıyordu, ancak ben onu tersliyordum, ‘Olmaz, yapamayız’ diyordum. Tabi bu geçen süre zarfında Ceyda ablamda bol bol mesaj atmıştı, ancak görmezden geliyordum. 1 ay geçmişti Yengemler Muğlaya geri dönmüş ve ben ne Anneme ne de Serpil ablama dokunmamıştım. Kendimi işlerime vermiştim. Aklımda Ceyda ablam vardı ama ondan çok çekiniyordum. Sex yapmayalı uzun bir süre olmuştu ve mastürbasyonda yapmıyordum. Bir gün sabah uyanmıştım ve sakin geçen kahvaltıdan sonra odama geçmiş, işlerime hallediyordum. Serpil ablam odama gelip karşımda dikildi;

-Artık daha fazla dayanamıyorum Yamaç, niye kaçıyorsun.

Aklım Ceyda ablamdaydı, deli gibi onu istiyordum ama böyle söylemem imkansızdı.

-Bilmiyorum abla ama merak etme sonra yaparız.
-Ne kadar sonra Yamaç? Bu gece mi, yarın mı, sonraki gün mü? Ne zaman?

Derken yaklaştı ve yüzü bana bakar bir şekilde kucağıma oturdu.

-Bugün yarın yaparız abla, merak etme.

Ablam üzerimde kalçasını oynatıyordu ve onu yavaşça üzerimden indirdim.

-Tamam abla odadan çık artık da ben de işlerimi halledeyim.
-Yamaç lütfen acele et, hem annemde çok kötü durumda, bizi boşlama Yamaç.

‘Boşlama…Boşlama…Boşlama’ zihnimde yankılanmaya başlamıştı bu kelime. Abimde Mihriban Yengemi boşlamıştı. Ablam haklıydı, onları daha fazla boşlayamazdım. Ablam keyifsiz bir tavırla odadan çıkıp kapıyı kapattı. Arkasından gidip beline sarılacaktım, tam kalktım ve kapıyı açacaktım ki telefonum çalmaya başladı. Dönüp telefonu elime aldım, eniştem arıyordu;

-Alo, efendim enişte?
-Yamaç, müsait misin bir şey söyleyeceğim.
-Söyle enişte, ne vardı?
-Bizim laptop açılmıyor da gidip bir bakar mısın? Boşuna para vermeyelim başkalarına.
-Enişte taş çatlasa 50 tl vereceksin gözünü seveyim ya, benzin yaktırma bana boşuna siz halledin işte.
-Tamam be Yamaç öyle olsun bakalım.(trip atıyordu)
-Ah be enişte tamam ya 50 tl için girdiğin hallere bak.
-Yeni eşyalar aldık Yamaç 50 tl değil 20 tl bile değerli bizim için şuan, ablana söyle az para harcasın o zaman.
-Tamam enişte tamam, gidiyorum ben hadi görüşürüz.
-Aslan Yamaç be.

Telefonu kapattım ama nasıl gidecektim ki Serpil ablam, Ceyda ablama gitmeme asla izin vermezdi, öylece gidemezdim, bir bahane bulmalıydım. Hazırlandım ve kimseye bir şey söylemeden evden çıkmaya karar verdim. Kapıya geldim tam açacakken, Serpil ablam;

-Yamaç dur! Nereye gidiyorsun?
-Bilgisayar için bir kaç malzeme alacağım.
-İnternetten alsana.
-Yok gidip alayım ben abla, elimle elleyip gözümle görünce daha çok tatmin oluyorum.
-Bende geleyim mi canım sıkılıyor?
-Yok abla hem bir arkadaşıma uğrayacağım.
-Senin burada arkadaşın yok ki.
-İnternetten tanıştım abla hem sen olmadığını nereden biliyorsun.
-Yalan söyleme Yamaç, Ceydaya gidiyorsun değil mi?
-Haydaaa, bu nerden çıktı şimdi abla?
-Eniştemle konuştuğunu duydum, kapıdan dinledim.
-Ama abla bu 2 oluyor bak.
-Seni kıskanıyorum Yamaç, lütfen gitme.
-Tamam abla doğru duymuşsun ama sandığın gibi bir şey yok laptop bozulmuş halledip geleceğim.
-Bende geleyim işte, ne var sanki?
-Tamam abla gel.
-Dur hazırlanayım.
-Hadi çabuk ol.

Hasiktir aklıma bir plan gelmişti. Odama gidip geldim. Arabaya bindik ve yola koyulduk bir müddet sonra Ceyda ablama varmıştık. İçeriye girdik ben bilgisayara baktım;

-Bunu eve götürüp halletmem lazım Ceyda abla.
-Tamam

Ayağa kalktım ve laptopu kapatıp elime aldım.

-Neyse biz kalkalım abla.
-Niye ya durun bir çay için.
-Tamam, olur ama siz durun ben hazırlayayım.
-Güzel yap bari de ziyan olmasın.
-Yaparım tabi.

Bu anı bekliyordum zaten. Çay için içeriye geçtim, çayları hazırlayıp Serpil ablamın bardağına uyku ilacı kattım. Çayları servis ettikten sonra geçen her saniyede Serpil ablamı izledim git gide uyku basıyordu ona.

-Serpil abla uykun geldiyse burada uyuma, kalk eve gidelim.
-Ceyda ablam-Aman uyusun ne var sanki, kardeşinin evi?
-Serpil Ablam-Niye böyle bir şey yaptın Yamaç? .(uyukluyor gibiydi)
-Ne oldu abla?
-Uyucam.
-Ceyda Ablam-Gel yamaç mutfağa geçelim, rahatsız olmasın.
-Tamam abla.

Ceyda ablamın üzerinde güzel bej rengi bir kazak ve altında kalın parlak siyah bir tayt vardı, böyle giyinmeyi seviyordu, iç çamaşırı olduğu belliydi, çünkü belli olan bir yeri yoktu. Mutfağa doğru yürüyorken ablam önümdeydi ve o harika götünü izleyerek mutfağa geçtik. Sandalyelere oturduk, çayımızı içiyorduk.

-Senin uyuttuğunu biliyorum Yamaç. Ben hazırım.

Gözlerine bakakalmıştım o da bana gözlerini bir an bile kırpmadan şehvetle bakıyordu. Çok heyecanlanmıştım kalbim sanki yerinden sökülecek gibi atıyordu.

-Abla?
-Yamaç?

Ayağa kalkıp ablama yaklaştım, o sandalyede oturuyorken arkasına geçtim, eğilerek kulağını örten saçlarını topladım ve kulağına daha da yaklaşarak;

-O gün ellediğim götünü unutamadım abla.
-Öyleyse dokun bana.

Ablam telefonunu masaya bıraktı. Kazağını tutup üzerinden çıkardım ve hala arkasındayken iki elimle göğüslerini avuçlamaya başladım;

-İstediğin bu mu ablacım?
-Daha fazlası.

Güç sarf ederek ablamı sandalyeyle birlikte kendimi doğru çevirerek üzerine çıktım, yarrağım kabarıyordu. Dudaklarına yapıştım ve ellerini kafamda gezdirerek çok ateşli bir şekilde karşılık verdi. Uzun süren şehvetli ensest aşk öpüşmesinden sonra ablamı tutup yere yatırdım ve taytını indirdim, sonra siyah külotunu sıyırıp elimi amında gezdirmeye başladım, çok güzeldi yeni traş etmişti ve pürüzsüzdü. Altımı çıkarttım, erkekliğimi elime alınca ablamın gözleri kocaman olmuştu, hiç beklemeden içine girdim Ceyda ablam inliyordu. Kendime çektim ve o da yardım etti sütyeninin kopçasını açıp memelerini serbest bıraktık. Sonra yarrağımı o ıslak amcığına sürtmeye başladım ve aniden içine girdim. Ceyda ablamı sikerken bir elimle memelerini okşuyor diğer elimi de yüzünde gezdiriyordum, sonra sağ ayağını tutup omzuma attım ve onu kendime daha da yakınlaştırdım. Hızlı ve sert şekilde içine girip çıkıyorken inliyordu. Daha sonra onunla yer değiştirdik ve o üzerime çıktı kocaman sikime yalamaya başladı ve ara ara yüzüme bakarken tamamını ağzını aldı kusacak gibi ses çıkarıyordu ama 7-8 saniye öyle kaldı ve sonra bıraktı. Yarrağım tükürükten sırılsıklam olmuştu ve o kocaman yarrağımın tamamı üstüme oturmasıyla tamamen içine girmişti. İnip kalkarken şap şap diye ses çıkıyordu.

-Ah evet, işte böyle.

Ablam gözlerimin içine bakarken onu saçından tutup kendime çektim dudaklarını yumulurken telefon çalıyordu, bu ablamın telefonuydu. Masaya uzanıp telefonunu aldı ve kıs kıs güldü sonra ağzını eline götürüp sus işareti yaptı, zaten konuşmuyordum. Yarrağımı tekrar içine aldıktan sonra ses çıkartmadan oturup kalkarken telefonu açtı.

-Efendim aşkım?
-….?
-Evet, Yamaç içer de.
-….?

Ablam telefonu uzaklaştırarak diğer eliyle mikrofonunu kapatıp kısık sesle inledi, çünkü hala sikişiyorduk.

-Bilgisayarı evde yapabilirmiş, şimdi çay içiyor, sohbet ediyoruz.
-…..?
-Tamam aşkım görüşürüz, ha gelirken çikolata al.
-….?
-Al sen canım çekiyor.
-….?
-Görüşürüz aşkım.

Telefonu kapatarak masaya fırlattı, sonra yüksek sesle inleyerek dudaklarıma yumuldu, Ben götünü avuçluyordum daha fazla dayanamayarak şampanya gibi içine patladım. Ablam hala dudaklarımı öpüyordu ve daha sonra üzerimden kalkıp amından süzülen spermlere baktı elini götürerek süzülen spermleri yakalayarak ağzına götürdü. Yalayıp yuttuktan sonra kışkırtıcı bir bakış atarak alt dudağını ısırdı ve;

-Çok güzelmiş, bunu hep yapalım olur mu?
-Serpil ablam beni senden kıskanıyor ve bayılırken seni sikeceğimi anladı.
-Ben onunla konuşurum.

Eniştem gelmeden Serpil ablam uyanmıştı ve Ceyda ablam ona her şeyi anlattı, ancak Serpil ablam pek sert karşılamamıştı. Bir iki sesini yükseltip sonra sakinleşmişti. Serpil ablam yinede uykuluydu ve sonra eve doğru yola çıktık.

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir